Vasiyet

Seher Beyazkuş

Vasiyet ...

Aklımıza ilk ne geldi ?

Anne babamızdan kalan arsa ? Ev?  Birkaç dönüm arazi ?

Nasıl sahipleniyoruz değil mi bahsettiğim vasiyetleri. Yeri geliyor abimizi tanımıyor yeri geliyor kardeşimizle kanlı bıçaklı hale geliyoruz birkaç avuç toprak için.

Çünkü o "vasiyetti" bize ..

Tabi biraz (!) da dünya sevgisiyle yoğrulmuş vasiyet ..

Peki, her vasiyete bu kadar bağlı mıyız?

Bir vasiyet ki insanların en hayırlısından kalan ..

Bir vasiyet ki âlemlere rahmet olarak gönderilen gül kokulu bir nebiden..

Evet , hz. Muhammed sallâllâhu aleyhi ve sellemden kalan bir vasiyet . Neydi bu vasiyet?

Ya da biz bu kıymetli emanete vasiyet olarak bakmış mıydık hiç?

Sallâllâhu aleyhi ve sellemin vasiyeti : "Gidin! Orada namaz kılın. Eğer gidemezseniz kandillerinde yakılmak üzere zeytinyağı gönderin." buyurduğu o kutlu menzil : Mescid-i Aksâ..

Evet,Allah Rasûlünün vasiyetiydi bize o güzel belde ..

Biz kaç defa sahiplendik bu kutlu emri. Birkaç dönüm arazi hırs ve sevdasını gösterebiliyor muyuz Mescid-i Aksâmız için.

Babamızdan miras kalacak bir evimiz olsa ve tanımadığımız birileri evimize sahiplik yapsa asla müsaade etmeyiz ,değil mi ?

"De ki: Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın" ¹ ayetiyle Allah katındaki kıymeti âşikar olan Peygamberimizin (sas) bize bu vasiyetini neden bir ev uğruna harcadığımız sahiplenme,sevme,azim duygularını Mübarek Mescid-i Aksâ'mız için harekete geçirmiyoruz?

 

 

1) Â-li İmran Suresi, 31. Ayet

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.