Biz kapattık Mescid-i Aksa’yı

Seher Beyazkuş

Biz kapattık Mescid-i Aksa'yı...
Mescidimize vurulan kilit, susuşlarımızdan,bilmeyişimizden,sevmeyişimizden biriken gafletten meydana geldi. Biz sustukça her gün yavaş yavaş kapanmaya yüz tuttu bereketin beldesi... Gözlerimiz bakarken görmedi Mescid-i Aksa'nın yalnızlığını, hissetmedi müslümanlara duyduğu hasreti,rahatsız olmadı kirli postalların her gün avlusunu kirletişini. Ümmetine nail olduğumuz, Peygamberimizin (sas) ayak izlerinin bulunduğu mescidimizde Müslümanların ayak izleri bir bir eksildi ... Bir kapıdan alınmayıp diğer kapıya kadar on dakika yürümek meşakkatliydi,zordu,belki de "gereksiz bir çaba"... çünkü bıldırcın yumurtası ve kudret helvasının tekdüzeliğine takılıp çölde bu nimetlerin verilmiş olmasını düşünemeyip haddi aşan bir kavme benzedik farkında olmadan ... Her karışında bir peygamber ayak izi arayıp da rahmetle rızıklandırılmanın peşinden koşmamız gerekirken biz nimeti beğenmedik.
Her Ramazan ayında izlenme rekorları kırılan, edebi cümlelerle süslediğimiz "Hz. Yusuf" kıssasında kim yakıştırır kendine hz. Yusuf'un kardeşleri rolünü? Kaç imtihan gerekir bizi kendimize getirmemiz için? İsrailoğulları'nın karakterine bürünüp de haddi aştığımızı mabedimize kirli eller dokununca mı anlamamız gerekiyor. "Sen ve rabbin gidin savaşın, orada zorba bir kavim var." diyerek hz. Musa'yı yüzüstü bırakan da onlar kardeşlerini kuyuya atan da...

"Beş vakit namaz kılarız,kur'an okuruz yeterli. (haşa) Allah olanları görmüyor mu?" diyip sen ve Rabbin gidin savaşın diyenlerin izinden giden de biziz Mescidimizi yalnızlık kuyusuna atan da... Çıkarmaya niyeti olanlar ve bu niyeti olanları engelleyenler olarak kocaman bir kardeş ümmet ile kuyunun başındayız. Birbirimizi yemekten kardeşimizin yalnızlık feryatlarını dahi duyamaz haldeyiz... Zalim görevini yaptı,yapıyor ve yapmaya devam edecek!

Peki ya sen?

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.