
Hz. Ebu Ubeyde Bin Cerrah (radyallahu anh)
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-şöyle buyurmuştur: «Her ümmetin bir emini vardır. Ey ümmet! Bizim eminimiz ise Ebû Ubeyde b. Cerrah’tır.»
[Buhâri]
Ben Amir b. Abdullah. Amir yani emir sahibi ve yetkili kişi.. Lakabım Ebu Ubeyde’dir.. Ben babam Abdullah’ a değil dedem Cerrah’a nispet edilerek Ebu Ubeyde b Cerrah oldum..
Miladi 583’te Mekke’de doğdum.. Harisoğulları kabilesinde mensubum. Annem Ümeyme de babamla aynı kabileden...
Efendimiz aleyhiselamın sohbetinde 23 yıl bulundum.
O yıllar bizim için cennetti çünkü hürmetine kainatın yaratıldığı biricik Peygamberimiz aleyhiselamın dizinin dibindeydik. 💙
Size hem kendimi hem de davamızın büyüklüğünü anlatmak için geldim. Geldim ki İslam için verilen mücadelenin ciddiyetini görün. Ve sımsıkı bu yola tutunun.
Ben size hiç yabancı değilim aslında. Yaşadığınız toprağa..Anadoluya..İmanın mesajını ilk önce ulaştıranlardanım buraya. Hatay’a...Ezanla İslamla ilk tanışan belde oldu sayemizde..
Sizler bu vesile ile miladi 638 de Kainatın İftihar Tablosu olan Rasuli Kibriya aleyhiselam ile tanışma şerefine nail oldunuz. Nefes aldınız..
Hepimiz onun ahlakıyla ahlaklandık. Fakat bende emniyet ve teslimiyet çokça ağır bastı...El Emin olan gönlümün Sultanı’na benzemek ne büyük şeref...
Üç evlilik yaptım. Yezid ve Umeyr adında iki oğlu, Safiye adında bir kızı nasip etti Rabb’im..Oğullarım ben daha hayatta iken vefat ettiler. Bu konuda da Allah Rasulü’ün kaderinden pay aldım hamdolsun.
Kızım Safiye’yi daha sonra Hz.Ömer Efendimizin oğlu kıymetli Abdullah ile evlendirdim. Böylesi güzel insanlarla akrabalık bağı kurduran Rabbime şükürler olsun...
Künyemin Ebu Ubeyde olmasının sebebi, oğullarıma kulcuk/ kölecik anlamında Ubeyd derdim. Zamanla bu lakabım olarak dillere yapıştı...
Soyum da biricik Peygamberimiz aleyhiselama onuncu göbekten Fihr vesilesiyle dayanır. Elhamdülillah..
Efendimiz aleyhiselam'a Cibril gelip de vahyi ulaştırınca ve tüm kainata imanın nuru yayılıp iman halkası da hanei saadetten başlayıp genişlemeye başlayınca Hz. Ebu Bekir Efendimiz bu kutlu daveti bana ve Abdurrahman b. Avf, Osman b Maz’un, Ubeyde b Haris , Ebu Seleme b. Abdülesed'e ulaştırınca soluğu güneşlerden güzel Peygamberimiz aleyhiselamın yanında aldık...Önden giden atlılara adımızı yazdırdık. Sonrasında Aşere-i Mübeşşere’den olmayı lutfetti Rabb’imiz...İman nimetini nasip eden Rabb’ime şükürler olsun..
Hayatım çok değişti artık dünyaya başka bakıyordum, kendime başka...Çok düşündüm Hz.İbrahim aleyhiselam gibi elime balta alıp şu putları alaşağı etmeyi; ama daha erkendi bir fiilimle Müslümanlara zarar vermemeliydim...Bekledim. Canım yansa da bekledim...Tıpkı şimdi sizin zamanınızda içi yana yana kardan aydınlık sabahı, baharı bekleyenler gibi bekledim...
İmtihanlar başladı tabii. Cefasını çekmediğim bir davanın cennetine talip olamazdım.. İmtihan edilecektim, edilecektik...
Annem bendeki değişiklikleri fark edince ona da bu durumu anlatmaya başladım. Endişelendi tabi ve o an iman etmedi fakat onun da gönlüne düştü hissettim.. Sakın ha baban duymasın, olacakları biliyorsun dedi annem..
Ve olan oldu. Erkam’ın evine gelip giderken babam beni fark etmişti. Sözlü uyardı beni önce fakat benden yana bir şey değişmeyince bu sefer işkenceler, ev hadisleri ve aç bırakmalar başladı. Ama bu beni durdurmadı hamdolsun. 6 yılım böyle geçse de ben yine de babama hidayet duaları ediyordum...
NOT: Bu yazılar Muhammed Emin Yıldırım hocamızın Sahabe İklimi'nden esinlenerek, kitabındaki tarihi bilgiler temele alınarak yazılmış, yer yer hocamızdan alıntılar yapılmıştır.
NOT 2: Hz. Ebu Ubeyde b. Cerrah radyallahu anh efendimizin hayatını bölüm bölüm paylaşacağız İnşaAllah. İlk bölümünü sizlerin kalplerine bırakmak istedik.
En üstte gördüğünüz fotoğraf mübarek Sahabimizin Filistin’de veba hastalığına yakalanıp şehit olduğu yere aittir...
MEVCUT TÜRBESİ İSE AŞAĞIDAKİ RESİMLERDİR
Bugün kabri Ürdün’de Gurulbilevne bölgesindeki Ebu Ubeyde köyünde bulunmaktadır.





