Fetih Kütüphanesi ve Hucurat Hareketi

eyüp güzel

Hucurat Hareketi’nin kitap tahlilleri ile bir eğitim projesi olan “Fetih Kütüphanesi” tamamen hanımlardan oluşuyor. Adı bile çok şey anlatıyor. Sadece “kütüphane” değil. Bir de “Fetih” vurgusu var. Bilginin bir tür fetih aracı olarak kalpleri ve zihinleri kazanma yöntemiyle güçlü bir ipucu taşıyor. Bir fikrin, bir davanın toplumda egemen olmasını simgeliyor. Sadece kitap okumaya değil fetih sürecinin parçası olmaya davet ediyor.

Fetih Kütüphanesi’nin kendi instagram sayfasındaki paylaşımlarını incelediğimizde görsellerde farklı şehirlerde bir araya gelmiş hanımları görüyoruz. Ortam samimi ama aynı zamanda ciddi. İlk bakışta hanımların bir araya geldiği sıradan bir sohbet havası var gibi ama değil. Duvarlarında yazılı “Aksa Halkaları” ve masalarındaki “Kubbetus Sahra” maketleri bu bir araya gelmenin organize bir faaliyet olduğunu gösteriyor. Rastgele bir buluşma değil sürekliliği olan ve belirli bir programı takip eden bir ders döngüsünü ifade ediyor. Bir başlangıcı, bir süreci ve hedefi var.

Filistin ile dertli hanımlar belirli bir döngüde işleniyor, bilinçleniyor. Hanımların böyle bir sürece dahil edilmeleri önemli çünkü evdeki çocuğa aktaracaklar. Aile içinde o bilinci canlı tutacak ve bir sonraki nesli aynı ideallerle yetiştirecek olanlar yine hanımlardır. Mesajın sadece bireyde kalmayıp bir yaşam kültürüne dönüşmesini sağlıyorlar.

Yine paylaşılan görselleri incelediğimizde Hucurat Hareketi’nin mekanları olan Mekan-ı Aksa’larda duvarlar adeta konuşuyor. Duvarlardaki sanat eseri olan Çanakkale’yi, Gazze’yi, Kudüs’ü ve Mescid-i Aksa’yı anlatan çizimler derin anlamlar içeriyor. Türk ve Filistin bayraklarından oluşan kalp çizimleri mesela. Bir yanda Çanakkale gibi yerel simgeler diğer yandaysa Filistin gibi ümmet bilinci, uluslararası bir dava ifadesi. İkisini birleştirmek iddialı bir hamle. Katılımcı hanımlara “sen bu toprakların bir evladısın” denirken aynı zamanda “Küresel ve kadim bir davanın neferisin” gibi çift katmanlı bir kimlik sunuyorlar.

Odak noktalarının Kudüs ve Filistin olması bilinçli ve stratejik bir seçimdir. Aynı mekanlarda çocuklara yönelik atölye çalışmaları, fırça darbeleriyle boyama etkinlikleri de dikkatlerden kaçmıyor. Böylece “meşalemizi bizden sonra kim taşıyacak?” sorusunun cevabını da o çocuk çalışmalarında görüyoruz.

Fetih Kütüphanesi’nin ait olduğu Hucurat Hareketi’nin çalışmaları sadece büyük metropollerde değil Siirt gibi, Kayseri ve Amasya gibi Anadolu’nun farklı köşelerinde de kök salma niyetlerini gösteriyor. Sadece İstanbul merkezli değil yerel ağlar kurarak dava bilincini yayıyorlar.

Not: İnceleme yazısı yapay zeka tarafından oluşturulmuştur.

 

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.