Hz.Ebu Ubeyde Bin Cerrah radyallahu anh 3.Bölüm

20220627_162040

Hendek ve Hudeybiye

Hendek Savaşı’nda da en güzelin yanında bulundum. Yahudilerin ihanet kalelerini bir bir devirdim..

Tarihler hicri 6.yılı gösterirken Allah Rasulü aleyhiselam ile 1400 sahabi olarak Mekke’ye doğru umre maksadıyla yola çıktık.Hudeybiye’ ye geldik..Semure ağacının altında, Rıdvan Biatı’nda bulunduk. Sözlerimizi tazeledik. Hamdolsun..

Hudeybiye Antlaşmasını biliyorsunuzdur. Mekke tarafından bize Süheyl b. Amr elçi olarak gelmişti. Hudeybiye sulhu yapıldı o gün...Ben de o şahitler arasında bulundum. Antlaşma yapılırken Süheyl’in oğlu Ebu Cendel gelerek Müslüman olarak daha fazla Mekke’de de kalmak istemediğini ve Medine’ye, huzuru Nebi ye sığınmak istediğini söyledi. Fakat antlaşma gereği bu mümkün olmayacaktı.

Tabii Ömer’ul Faruk buna karşı geldi. Rasûlullah aleyhiselama gelerek bunu kabul etmemesi için görüş beyan etmişti. Sonra gelip bana da söyledi. Anladım ki cellaliliği baskın gelmişti. Ona Ey İbni Hattab! Rasûlullah aleyhiselam'ın dediğini duymuyor musun? Allah’ a sığın ve görüşünü sakla dedim .

Bunun üzerine baktım ki içine su serpildi. Evet Allah Rasulü aleyhiselam kendinden bir iş yapmazdı. Bizim gördüğümüz şerrin altında binlerce hayır vardır biz bilemeyiz. Ancak Allah bilir..Ve sonraları anladık ki evet yine Rasûlullah aleyhiselam doğru söylemişti hayırlar ortaya bir bir çıkıyordu...

....

Komutanlık

Hicri 8.yıla girmiştik...Bu yılda iki önemli seriyyeye komutan olarak görevlendirilmiştim. Tabi ki Allah Rasûlü sallallahu aleyhi vesellem tarafından.. İlki Zatü’s Selasil idi. Şam bölgesine yakın olan bir suyun adı.

Allah Rasulü aleyhiselam benden önce oraya Amr b. As’ı tebliğ, davet ve antlaşmalı kabilelerden cizye toplamları için 300 kişilik orduyla göndermişti. Fakat Amr Cüzamlıların kendilerine karşı bir ordu hazırladığı haberini alınca Efendimiz aleyhiselama haber verdi.

Biricik Peygamberimiz aleyhiselam da içlerinde Hz. Ebu Bekir ve Hz.Ömer 'in de olduğu 200 kişilik orduya beni komutan tayin ederek oraya gitmemizi istedi. Hatta bu nedenden dolayı bana daha sonraları ‘Emirü’l- Ümera” yani “Emirlerin Emiri” dendi.

Gitmeden önce bana dedi ki : “Ey Ebu Ubeyde! Komutan sensin; ama Amr b. As’ın yanına vardığında sakın onunla ihtilafa düşme”

Bu sözü pek kimse anlamasa da ben ne kastedildiğini anlamıştım.

Amr b. As ve ordusunun yanına geldik. Ben de Rasûlullah  aleyhiselam'ın bana verdiği yetkiyi dile getirdim. Fakat Amr buna itiraz etti.Baktım ki anlaşamayacağız. O’na Efendimiz aleyhiselamın beni komutan tayin ettiğini ama ihtilafa düşmemek için kendisine uyacağımı söyledim.

Buna karşı çıkan ve benim komutan olmam gerektiğini dile getiren sahabiler olsa da ben bunu Efendimiz aleyhiselamın bana gitmeden önce söyledikleriyle yaptım.

Ki bizler dönünce olayları Efendimiz aleyhiselama anlattıklarında mübarek ağzından şu cümleler döküldü: "Allah Ebu Ubeyde’yi rahmetiyle esirgesin.”

İslam ümmeti zaten bu yüzden sıkıntı çekmiyor mu? Şahsi ihtirasları şöyle bir kenara bırakıp dinimizin selametine çalışırsak herşey kendiliğinden hallolacak aslında...

NOT: Bu yazılar Muhammed Emin Yıldırım hocamızın Sahabe İklimi serisinden esinlenerek, kitabındaki tarihi bilgiler temele alınarak yazılmış, yer yer hocamızdan alıntılar yapılmıştır.

 

 

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.