Hz.Ebu Ubeyde Bin Cerrah radyallahu anh 4.Bölüm

20220627_162040

300 kişilik orduyla aynı yıl Kızıldeniz yakınlarındaki Kudâaoğulları kabilesine gönderildik. Medine’nin kıtlık yıllarından biriydi dolayısıyla azık olarak azcık hurmamız vardı. Fakat yol uzundu bundan dolayı biraz endişelendim. Allah Rasûlü  aleyhiselam bana şöyle söyledi: “ Siz Allah adına yürüyün, Allah size katından rızıklar bağışlayacaktır.”

Günlerce yol gittik, aç, susuz dola devam ettik.Çünkü azığımız bitmişti. O kadar zordu ki bu seferimiz adını "Seyfu’l Bahr’dan", "Habat’a" çevirdi.. Habat yani yaprak Seferi. Bu zorlukla Kızıldeniz sahillerine vardık ama takatimiz kesilmişti.

Bir de baktık ki sahile koca bir balina vurmuş. Hayran hayran onu izlemeye başladık. Yeyip yememek arasında kaldık. Kimi hayvan ölüsüdür yenmez dedi. Kimi Allah’ın ikramıdır yenidir dedi. O esnada Resûlullah aleyhiselam'ın söyledikleri kulağımda çınladı. Sanki ben de onlara: “Bu Allah’ın bize gönderdiği rızıktır. Yenilemeyecek bir şey olsa bile biz mazur durumdayız.”

Bu söylediğim üzere bana tabi oldular. Ve böylece günlerce bu balıktan yedik. Aramızda kilo alan bile olmuştu. Günlerce bekledik ama düşman karşımıza çıkmadı biz de Medine’ye döndük...

Dönünce balinanın hükmünü Efendimiz aleyhiselama sorduk .O da şöyle buyurdu:

-“ Denizin suyu temiz, ölüsü helaldir. Allah size onu rızık olarak göndermiştir.”

Hatta içimizde bir şüphe kalmasın diye de yanında balığın etinden kurutarak getirenlerden birazcık et isteyerek Kendisi de tadına baktı.

...

Hicri 9. Yılda Medine’ye Necran Hristiyanları’ndan bir heyet geldi. Heyet çeşitli konularda Efendimiz aleyhiselam ile görüştükten sonra aralarındaki maliye, para vs gibi ihtilaflarda kadı sıfatıyla bulunacak güvenilir birini istediler. Efendimiz aleyhiselam: “ Yarın öğlen mescide gelin; size ashabım arasından güçlü, sağlam, emin ve güvenilir birini rehber olarak göndereceğim.” Buyurdular.

Hz.Ömer Efendimiz de :“Öyle güzel vasıflar dile geldi ki o kişinin ben olmasını çok arzu ederdim” dedi. Hatta sonraki gün öğle namazında en ön safta bekledi Hz.Ömer... Efendimiz aleyhiselam namazı kıldırıp cemaate baktı ve birden gözlerime değdi gözleri.... “Gel, Ey Ümmetimin Emini! Necranlarla birlikte git ve aralarındaki ihtilafı adaletle çözüme kavuştur” dedi bana.Dünyalar önüme serilmişti sanki.Bu ne güzel şerefti böyle...

Ordan Hz.Ömer Efendimiz aleyhiselam'ın dudaklarından şu cümleleri duydum: “Temmeni ederim ki bu oda dolusu kadar Ebu Ubeyde’m, Muaz b.Cebel’im  gibi adamlarım olsun. Onlarla İ’la-i Kelimetullah'ı ötelere taşıyalım..."

Bunlara nail olmak ne güzel hissettirmişti bana ,elhamdülillah...

NOT: Bu yazılar Muhammed Emin Yıldırım hocamızın Sahabe İklimi serisinden esinlenerek, kitabındaki tarihi bilgiler temele alınarak yazılmış, yer yer hocamızdan alıntılar yapılmıştır.

 

 

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.