Hasret Tokmağı

Seher Beyazkuş

Ben, hasretim ve kalemim..
Kaldık mı yine başbaşa.
Gecenin başedilmez hasret saatine yakalandık mi yine hazırlıksız..
Bir duyguya hak vermek aklıma gelir miydi Mescid-i Aksâ'dan önce bilmem lakin, hasretimin ağrıyan yanına hak veriyorum şimdi..
Neden hep bu saatlerde ,yastığa başımı koyacağım vakit başım ile yastık arasına tuğla misali girip gecemi hasret meşaleleriyle aydınlatıyordu.
Gönlüm kamaşıyordu yakıtı hasret olan meşalemin aydınlığından.
Sormayı bıraktım artık. Ona da hak veriyorum ..
Hasret uğruna dökülecek gözyaşlarını uluorta dökmek istemiyordu gözkapaklarım. Zeytin zeytin dökülmek istemiyordu gözyaşlarım.. Yüreğim bunu çok iyi biliyordu.
Biliyor ve hasret tokmağı yüreğimi her tıklattığınd kocaman gülümsemelerle geçiştiriyordu..
Bu saatler ..
Hasret tokmağı gönlümü tıklatmak için geldiğinde bu sesi bastıramıyordu artık hiçbir uzvum.
Öylece teslim oluyordu bir duyguya..
Nereye kadar bastıracaktı ki kalbimin vuslata susayışını..

Şimdiyse hasretim değiyor her bir harfe.. Cümlelerim hasret kokuyorsa bilin ki kalemim hasretime esir düşmüş yine gecenin bir saatinde ..

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.