Ben de bu kavgadan vazgeçtim zaten…

Seher Beyazkuş

Hasret hiç bu kadar can yakıcı olmamıştı.
Kendimi hiç bu kadar aciz hissetmemiştim.
Tüm sebeplerin birleşmesi yetmezdi olacağı oldurmak için veya olacak birşeyin ortada hiçbir sebep yokken olmasının mümkün olduğunu bana sen öğrettin.
-"Şimdi gelme bana. Önce kendine gel,kendi içindeki tek olan Rabbini bil, sonrasında zaten hep benimle olacaksın." dedin ya bana o gece ...
Sonrasında bir daha kendime gelemedim . Evet kendime geldim , ve eski beni yaka paça uzaklaştırdım kendimden. Eski benden geriye sadece senden yana hasret yumakları kaldı. Onları ne yaptıysam da yerinden dahi oynatamadım. Eski beni yeni benle hasretinden kalan yumaklar birleştirdi. Sana kavuşmak sancılarım yüreğimi deldi de avluna kadar geldi . Sen ey güzel mescit, hissedebiliyor musun beni,benden gelenleri... Sana hiç kavuşamamışken bir o kadar da senden ayrılmayışlarımı.. Kaçak ruhum ,bedenimle kavga halinde olan ruhum,kaçıp kaçıp duruyor sana . Sonra bedenim ruhsuz bir halde yük oluyor kemiklerime. Sana gelmiş bir ruh görürsen ağzı kulaklarında olan , bil ki bedenen engellere takılmış benden kaçıp gelmiş o gizli misafirin .. Anlaşılan daha çok gelecek bedenimden sıyrılıp..
Ruhum ve bedenim birlik olamıyorlar sana gelmek için.
Ben de bu kavgadan vazgeçtim zaten...
Cümlelerimi avluna sermek için ruhuma emanet ettim. Yüreğime ağır gelen hasretim, gözyaşlarımla tekrar tekrar dökülürse gözlerimden işte o zaman bilirim ki emanetim ellerinde ..
Sen ,manevi okulumun en güzel hocası: Mescid-i Aksâm..
Hasretim, yolunu aydınlatmak için zeytinyağı olsun..

(18.07.2025)

 

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.