Filistinli hanımların Direnişe desteği

80’li yıllarda kaçırdıkları 3 işgalci İsrail askerini ellerinde rehin tutuyorlardı. İşgalci askerler olmasına rağmen İslam’ın esir hukukunu uyguluyor ve kendilerine kötü davranmıyorlardı. Amaçları ise işgal devletinin zindanlarında tutulan Müslümanların serbest bırakılması için pazarlık yapabilmekti. Fakat adresleri tespit edilmiş ve baskın yemişlerdi. Çıkan çatışmada 3 Hamas mücahidi şehid olunca, 3 rehin asker öldürüldü. 3 Hamas’lı mücahid ise sağ yakalanıp müebbet hapse mahkûm edildiler. Aradan geçen yaklaşık 30 yıl sonra başka bir rehine operasyonunda esir takasıyla serbest bırakıldılar. 30 yıl boyunca ailesinin hiçbir fertlerini görmediler.

İşte onlardan biri olan Zekeriya Lütfi Necip’i, İstanbul’da düzenlenen bir programda dinleme imkânı buldum. Yaşı 60 civarındaydı. Yakalandığında yaşı ufak olan çocukları büyümüş, evlenmiş ve onların da çocukları olmuştu. Hapisten 30 yıl sonra kurtulan mücahidimizin onlarca yıllık cezaevi yaşamının ardından sahip olduğu iradeyi görmek şaşırtıcı, daha doğrusu imrendiriciydi. “Bakmayın bu yaşıma geldiğime. Gözlerim halen İsrail askerlerinde” diyordu.

KADINLARIMIZDA DA DİRENİŞ GELENEĞİ VAR


Unutamadığım ve konu başlığıyla asıl alakası olan cümlesi ise şu olmuştu; “Direniş bizde gelenektir. Kadınlarımızda, yaşlılarımızda ve çocuklarımızda da bu direniş geleneği var.”

Aradan 1 yıl geçmiş ve başka bir programda bu sefer Kudüs eski Müftüsü Şeyh İkrime Sabri ve Tefsir uzmanı olan hanımı da vardı. Filistin’deki kadınların direnişle ilgili hassasiyetlerini sorduğumda az önce anlattığım Hamas’lı mücahidin “direniş bizde gelenektir” sözünü teyit etmekteydi.

2017’de İsrail, Mescid-i Aksa’yı kuşatarak giriş çıkışlara ambargo koymuştu. İlk kez Cuma namazı kılınmamıştı. Daha sonra X-Ray cihazları konulmuş ve bu cihazlardan geçmek şartıyla Müslümanların el-Aksa’ya girebilmelerine müsaade edilmişti. Filistinli Müslümanlar bu uygulamanın düzmece bir güvenlik önlemi olduğunun farkındaydı ve bu yüzden X-Ray cihazları kaldırılana kadar el-Aksa’nın dışında gece gündüz nöbet tutarak direniş başlattılar.

Bu durumu anlatan Kudüs müftüsünün Hanımı, “2 hafta direndik. Cadde ve sokaklarda namazlarımızı kıldık. Biz hanımlar, erkekleri yalnız bırakmadık. Direniş nöbeti tutanlara yemekler hazırlayıp ikramlarda bulunduk. Aynı zamanda cadde ve sokaklarda direndiğimiz ve namazları oralarda kıldığımız için sürekli temizlik yaptık. Hanımların direnişe desteği en yüksek seviyedeydi.”

Sözlerini ise şu bilgiyle tamamladı: “Filistinli kadınlar, ilk Müslüman kişinin Hz. Hatice (ra) ve ilk şehidin de yine bir kadın olarak Hz. Sümeyye (ra) olduğunu bilirler.”



Bu site "Gidemiyorsanız, kandillerinde yakılmak üzere yağ gönderin" Hadis'i icabınca tasarlandı.